Hürmüz için kritik rest
İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı üzerinden yükselen gerilim yeni bir aşamaya taşındı. İran Devrim Muhafızları’nın “boğaz yeniden kapatıldı” açıklamasının ardından Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’tan da sert bir çıkış geldi. Kalibaf, ABD’nin deniz ablukasını kaldırmaması halinde Hürmüz’de geçişlerin ciddi şekilde kısıtlanacağını açıkça dile getirdi.
Boğazda kontrol vurgusu ve sert mesajlar
Kalibaf, Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut trafiğin İran’ın kontrolü sayesinde sürdüğünü belirterek, “Bugün Boğaz’da trafik varsa bunun nedeni bizim kontrolümüzde olmasıdır” dedi. ABD’nin son dönemde attığı adımları “düşüncesiz” olarak nitelendiren Kalibaf, İran gemilerinin geçişine izin verilmezse diğer ülkelerin de bu imkândan yararlanamayacağını söyledi. Bu açıklama, küresel enerji arzının en kritik geçiş noktalarından biri olan boğazın tamamen kapanabileceği riskini yeniden gündeme taşıdı.
Abluka gerilimi ve askeri uyarı
İran tarafı, ABD’nin bölgede uyguladığı deniz ablukasını doğrudan egemenlik ihlali olarak değerlendirirken, Devrim Muhafızları daha önce “düşmanla işbirliği yapan gemilerin hedef alınacağı” uyarısında bulunmuştu. Kalibaf da bu çizgiyi sürdürerek, ablukanın devam etmesi halinde Hürmüz’deki trafiğin “kesinlikle kısıtlanacağını” vurguladı. Bu durum, ticari gemi geçişlerinin güvenliği açısından yeni bir risk başlığı oluşturdu.
İslamabad görüşmesinden dikkat çeken detay
Kalibaf, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da ABD heyetiyle yapılan temaslara da değinerek dikkat çeken bir diyalogu paylaştı. ABD’ye ait mayın gemilerinin ilerlemesi halinde doğrudan ateş açılacağını ilettiğini belirten Kalibaf, Amerikan tarafının geri çekilmek için süre talep ettiğini ve bu talebin kabul edildiğini aktardı. Bu ifade, sahada doğrudan askeri temas ihtimalinin ne kadar yükseldiğini ortaya koydu.
Küresel etki ve beklentiler
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak öne çıkıyor. İran’ın geçişleri kısıtlama yönündeki mesajları, enerji fiyatları ve küresel tedarik zinciri üzerinde baskı oluşturabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki süreçte ABD’nin ablukaya ilişkin adımları ve İran’ın sahadaki uygulamaları, boğazın tamamen kapanıp kapanmayacağını belirleyecek ana unsur olacak.