Türkiye’de ne mi oluyor? Kafalar karışık, herkes “hangi enflasyon” sorusuna yanıt arıyor.
Bugün ayın 3’ü. Her ayın 3’ünde olduğu gibi bugün de enflasyon oranları açıklandı. Beklenti neydi, ne oldu? Normal şartlar altında ekonomistler açıklanan verilerin ardından bunu konuşur, yorumcular bunu tartışır.
Bir süredir Türkiye’de ne mi oluyor? Kafalar karışık, herkes “hangi enflasyon” sorusuna yanıt arıyor.
Evet, yanlış okumadınız. Hangi enflasyon?
Bir tarafta TÜİK var. Diyor ki; yıllık enflasyon yüzde 30,65.
Diğer tarafta ENAG: yüzde 53,42 gibi bir rakamdan bahsediyor.
Aradaki fark basit bir hesaplama tekniği farkı mı, yoksa bambaşka bir gerçeklik mi var?
Aslında mesele tam da burada başlıyor.
Şimdi size soruyorum:
Vatandaşın markette, pazarda, kirada, faturada iliklerine kadar hissettiği fiyat artışı; TÜİK’in rakamlarına mı, ENAG’ınkine mi daha çok benziyor?
TÜİK’e göre gıda yıllık yüzde 31 artmış.
Ama pazara giden, market gezen, mutfağa giren herkes biliyor ki gerçek böyle değil.
Konut kalemi yüzde 45 deniyor.
Kirada oturan, aidat ödeyen, doğalgaz faturasını gören biri için bu oran hiç de inandırıcı gelmiyor.
ENAG’ın açıkladığı yüzde 53,42 ise tam da bu sebeple çok tanıdık geliyor.
Ayrıca TÜİK’in hükümete bağlı yapısı, açıklanan her verinin ister istemez siyasi bir tartışmanın parçası haline gelmesine yol açıyor.
Maaş pazarlığında, kira sözleşmesinde, kredi taksidinde, mutfak alışverişinde maalesef TÜİK verileri esas alınıyor.
Ve bu izah edilemez fark, en az enflasyonun kendisi kadar yakıcı oluyor.