Merkez Bankası verileri alarm verdi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 27 Mart haftasına ilişkin açıkladığı para ve banka istatistikleri, rezervlerdeki gerilemenin hızlandığını ortaya koydu. Resmi rezerv varlıklar bir haftada yüzde 12,5 azalarak 155,3 milyar dolara indi. Böylece toplam rezervlerde haftalık bazda 22 milyar doları aşan bir düşüş kaydedildi.
Toplam rezervlerde kayıp büyüdü
Merkez Bankası’nın toplam rezervleri 155 milyar 338 milyon dolar seviyesine geriledi. Bir önceki hafta 177 milyar 458 milyon dolar olan rezervlerdeki düşüşün ivme kazandığı görüldü. 19 Mart haftasında da 12 milyar 167 milyon dolarlık gerileme yaşanmıştı. Son veriler, rezervlerde üst üste yaşanan kayıpların derinleştiğine işaret etti.
Altın rezervleri sert geriledi
Toplam rezervlerdeki düşüşte en belirgin kalem altın rezervleri oldu. Altın rezervleri haftalık bazda yüzde 13,9 azalarak yaklaşık 100 milyar dolar seviyesine indi. Önceki hafta 116 milyar 166 milyon dolar olan altın rezervlerinde 16 milyar 117 milyon dolarlık düşüş yaşandı. Bu gerileme, rezerv kompozisyonunda önemli bir zayıflamaya işaret etti.
Döviz rezervlerinde de düşüş sürüyor
Döviz rezervleri de aynı dönemde geriledi. 61 milyar 291 milyon dolar seviyesinden 55 milyar 289 milyon dolara düşen döviz rezervlerinde yaklaşık 6 milyar dolarlık kayıp kaydedildi. Altın ve döviz rezervlerinin birlikte gerilemesi, toplam rezervlerdeki düşüşü hızlandırdı.
Net rezervlerde dikkat çeken erime
Net uluslararası rezervler 57,41 milyar dolardan 35,08 milyar dolara geriledi. Haftalık bazda 22,33 milyar dolarlık düşüş, net rezervlerdeki erimenin daha sert gerçekleştiğini gösterdi. Net rezervlerin 28 Şubat öncesinde 91,78 milyar dolar seviyesinde bulunduğu dikkate alındığında, son dönemdeki kaybın boyutu daha net ortaya çıktı.
Savaş öncesi seviyelerin oldukça altında
İran savaşı öncesi dönemde toplam rezervler 210,26 milyar dolar, döviz rezervleri 73,43 milyar dolar ve altın rezervleri 136,8 milyar dolar seviyesindeydi. Açıklanan son veriler, rezervlerin bu seviyelerin belirgin şekilde altına indiğini gösterdi. Bu tablo, küresel gelişmelerin ve iç piyasa dinamiklerinin rezervler üzerindeki baskısının sürdüğüne işaret etti.