Dubai Gayrimenkul Piyasasında Sert Düşüş
Orta Doğu’daki gerilim yatırım iştahını zayıflattı
ABD ve İsrail’in İran’ı hedef almasıyla başlayan ve Körfez’e kadar yayılan çatışmalar, bölgedeki yatırım ortamını doğrudan etkiledi. Türk yatırımcıların da yoğun ilgi gösterdiği Dubai gayrimenkul piyasasında, savaşın etkisiyle konut satışlarında sert düşüş yaşandı. Mart ayında satış adetleri bir önceki aya göre yüzde 30’un üzerinde gerilerken, işlem hacmi ve sektör endeksinde de dikkat çekici kayıplar görüldü.
Satışlar ve işlem hacmi hızla geriledi
Savaş öncesinde 17 bin 27 seviyesinde olan aylık konut satışları, çatışmaların etkisiyle 11 bin 828’e düştü. Bu gerileme aylık bazda yüzde 30,5 olarak hesaplandı. İşlem hacmi ise yüzde 36 azalarak 16,53 milyar dolardan 10,58 milyar dolara indi. Gayrimenkul endeksinde de yüzde 21,23’lük düşüş kaydedildi. Veriler, piyasanın kısa sürede ciddi bir daralma yaşadığını ortaya koydu.
Yeni talepte sert kırılma
Sektör temsilcileri, özellikle yeni konut alımlarında daha sert bir düşüş yaşandığına dikkat çekiyor. Tahminlere göre yeni satışlar yaklaşık yüzde 70 oranında geriledi. Gayrimenkul işlemlerinin zamana yayılan yapısı nedeniyle bu düşüşün etkilerinin önümüzdeki aylarda daha net hissedileceği belirtiliyor.
Turizmdeki durgunluk sektörü baskılıyor
Dubai’de turizm faaliyetlerinin yavaşlaması da gayrimenkul piyasasını olumsuz etkiliyor. Uçuş sayılarındaki azalma ve otellerdeki doluluk oranlarının düşmesi, yatırımcı talebini zayıflatıyor. Piyasada genel bir durgunluk hakim olurken, bazı satışlarda pazarlıkla yüzde 20’ye varan indirimler ve daha esnek ödeme koşulları dikkat çekiyor.
Fiyatlar sınırlı geriledi, risk devam ediyor
Şu ana kadar fiyatlarda yaklaşık yüzde 10 seviyesinde bir gerileme gözlemlenirken, sektör temsilcileri çatışmaların uzaması halinde daha sert düşüşlerin yaşanabileceğini belirtiyor. Özellikle ikinci el piyasada yüzde 20-30 bandında değer kaybı ihtimali gündemde.
Piyasa ‘bekle-gör’ sürecine geçti
Yatırımcılar belirsizlik nedeniyle yeni kararlar almakta temkinli davranıyor. Piyasada daha düşük peşinatlı ve uzun vadeli ödeme planı sunan projelere yönelim artarken, genel eğilim “bekle-gör” stratejisi olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, çatışmaların süresinin piyasanın yönü açısından belirleyici olacağını vurguluyor.