İBB davasında 10. celse tamamlandı
İBB’ye yönelik davanın 10. celsesinde gün boyu sanık savunmaları ve avukat beyanları ele alındı. Duruşma, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın savunmasını tamamlamasının ardından sona erdi.
Şahan’ın avukatından suçlama ve delil tartışması
Duruşmanın sabah oturumunda Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatı Doğa Şanlıoğlu savunma yaptı. Şanlıoğlu, müvekkiline yöneltilen suçlamaların somut delillere dayanmadığını, MASAK raporunda “zenginleşme” bulgusuna yer verilmediğini ifade etti.
İddianamede irtikap suçlamasına dayanak gösterilen taahhüdün 2020 yılına ait olduğunu, Şahan’ın ise 2024’te göreve geldiğini belirten Şanlıoğlu, zamanlama açısından çelişki bulunduğunu dile getirdi. Torunlar İnşaat’a yönelik 10 milyon dolarlık rüşvet iddiasının da ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini savundu.
Ayrıca tadilat ruhsatına ilişkin başvuruların reddedilmediğini, yalnızca eksiklerin tamamlanmasının istendiğini belirten Şanlıoğlu, bazı eylemlerde belediye meclisinde karşı oy verilmesine rağmen rüşvet suçlaması yöneltildiğini ifade etti.
Müşteki olarak ifade veren bazı kişilerin daha sonra tanık olarak dinlenmesinin hukuki değeri bulunmadığını dile getiren savunma, isnatların etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlara dayandığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Bu bölümün ardından mahkeme öğle arası verdi.
Çalık savunmasına başladı
Öğleden sonra söz alan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, savunmasına belediyelerin suç örgütü olarak nitelendirilmesine karşı çıkarak başladı. Hakkındaki suçlamaların etkin pişmanlık beklentisiyle verilen ifadelere dayandığını savundu.
Çalık, 2005 yılında Ekrem İmamoğlu ile bir proje kapsamında tanıştığını, 2014’te İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olmasıyla danışman olarak görev yaptığını, o dönemde kamu görevlisi olmadığını ancak yalnızca kamu görevlilerine yöneltilebilecek rüşvet suçlamasıyla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Belediye faaliyetleri ve pandemi süreci
Görev süresine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çalık, kamu gücünü kişisel çıkar için kullanmadığını, hukuka aykırı talimat vermediğini ve almadığını söyledi. Pandemi döneminde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile yapılan toplantıya değinerek, filyasyon ekipleri için araç ihtiyacının iş insanlarıyla görüşülerek karşılandığını ve araçların ilçe sağlık müdürlüğüne teslim edildiğini anlattı.
Beylikdüzü’nün gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çalık, ilçede yapılan çalışmaların gençler ve çocuklara yönelik olduğunu belirtti.
İddialara tek tek yanıt verdi
Çalık, iddianamede yer alan rüşvet suçlamalarının somut delile dayanmadığını, aynı para hareketlerinin farklı şekillerde yorumlandığını ifade etti. Dosyada 13 daire üzerinden yöneltilen suçlamalara değinerek, bunlardan 4’ünün firmaya geri verildiğinin belirtilmesinin hayatın olağan akışıyla örtüşmediğini söyledi.
Uğur Güngör’ün beyanlarında çelişkiler bulunduğunu savunan Çalık, farklı ifadelerde farklı rakamlar ve anlatımlar yer aldığını belirtti. Güngör’ün kendisine proje onayı için baskı yaptığını, görüşme sırasında tartışma yaşandığını ve bu nedenle odasından çıkarmak zorunda kaldığını dile getirdi.
Zafer Gül ve Uğur Güngör’ün beyanlarının birbiriyle çeliştiğini öne süren Çalık, bu kişilerin cezai sorumluluktan kurtulmaya çalıştığını savundu. “Bedeli belli olmayan bir senedin rüşvet sayılmasının doğru olmadığını” ifade etti.
Kubist projesi ve iskan tartışması
Metin Gül’ün Kubist projesine ilişkin iddialarına yanıt veren Çalık, sürecin kronolojisini anlatarak iskanın verilmemesi yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Projenin daha önce valilik teftiş kurulu tarafından incelendiğini ve belediye görevlileri hakkında soruşturma izni verilmediğini ifade etti.
Metin Gül’ün iskan karşılığında daire verdiği iddialarına ilişkin olarak ise farklı beyanların birbirini çürüttüğünü savundu. Gül’ün kendisiyle ilgili tek iddiasının “iskan konusunda yardımcı olunmadığı” yönünde olduğunu belirtti.
Tapu kayıtları ve ifade süreci
Dosyada yer alan bazı iddialarda Adem Soytekin’e devredilen dairelerin Hasan İmamoğlu’na geçtiğinin öne sürüldüğünü belirten Çalık, tapu kayıtlarında böyle bir geçişin bulunmadığını söyledi.
İddianamede kendisine suçlamalar yöneltildiğini ancak ne kollukta ne savcılıkta ne de sonrasında bu iddiaların kendisine sorulmadığını ifade eden Çalık, yaklaşık bir yıldır 12 metrekarelik bir alanda tutulduğunu dile getirdi.
Tutukluluk, sağlık ve “vicdan” vurgusu
Savunmasının ilerleyen bölümünde sağlık durumuna değinen Çalık, son 20 günde 25 kilo verdiğini ve kanserin nüksetme ihtimali bulunduğunu söyledi. İzmir Şehir Hastanesinde yapılan son ölçümlerin rapora yansıdığını ifade etti.
“Vicdanım çok rahat” diyen Çalık, savcılığın somut deliller ortaya koyması halinde gereğinin yapılacağını belirtti. Tutukluluğunun devamını gerektirecek bir durum olmadığını savundu.
Savunma şiirle tamamlandı
İddianamede 143 eylemin 7’siyle suçlandığını belirten Çalık, savunmasının son bölümünde kendi yazdığı bir şiiri okuyarak sözlerini tamamladı.
Mahkeme başkanı, Çalık’ın savunmasının ardından duruşmayı sonlandırdı. Davanın bir sonraki celsede devam edeceği bildirildi.